Social Icons

Pages

30 Haziran 2013 Pazar

Edremit İlçe Tanıtımı 10

Doğu Anadolu Bölgesinde çok ağır geçen kış koşulları yüzünden çalışma süresi 4-5 ay arasında değişmektedir. Bu yüzden birçok Urartu Kralına ait çivi yazılı belgeden de öğrendiğimize göre, başka bölgelere yapılan askeri seferlerde sayıları onbinleri bulan insanlar sürülerek Urartu Krallığı'nın merkezini oluşturan Van Bölgesi'ne getirilmiştir. Hiç kuşkusuz bu insanlar kalelerin kurulmasında, barajların yapılmasında ve sulama kanallarının açılmasında da çalıştırılmaktaydılar. Ayrıca taş kabartmalar ve bronz levhalar üzerindeki resim sahnelerinde, Urartu yapılarının birden çok katlı oldukları görülmektedir. Bronz işçiliğinde olağanüstü başarı gösteren Urartular, Van Kalesi'ndeki saray, tapınak ve kral mezar odalarının kapılarını bakır (bronz) levhalarla kaplamışlardı. Buyüzden Khorene'li Movses'in başka bölgelerden toplam 18.000 ustanın getirildiği ve iki-üç katlı binaların inşa edildiği konusunda verdiği bilgilerin abartılı olmadığı anlaşılmaktadır.
Kente kanallarla getirilen su, inşa edilen mimari yapılar ve teraslar halinde yapılan üzüm bağları ise şöyle anlatılmaktadır; kente dereden çeşitli amaçlar için, park ve bahçelerin sulaması amacıyla bir kol getirtmişti. Nehrin öbür kısmını, kentin yakınındaki arazilerin sulanması için gölün sol ve sağ kıyısına sevk etti. Kentin doğu, kuzey ve güney yanları büyük yapı ve meyve bahçeleriyle gölge veren ağaçlardan koruluklar, şahane üzüm bağları ve teraslı bahçelerle süslenmiş ve buralara bir çok insan yerleştirmişti.
Gerçekten de anlatılan arazi, Van Kalesi kayalığının çevresindeki araziye ve Kadembastı Mevkiindeki teraslı üzüm bağlarına tümüyle uymaktadır. Ayrıca Van Kalesi kayalığının çevresindeki sivil yerleşim merkezine ait yapılarda, yine efsanede anlatıldığı gibi, kuzey, güney ve doğu kesimde yer almaktadır.
Khoroneli Movses'ten sonra Menua (Semiramis) sulama kanalı çevresindeki üzüm bağ ve bahçeleri konusunda en ayrıntılı bilgiyi 17. yüzyılın ortalarında Van'ı ziyaret eden ünlü Türk Seyyahı Evliya Çelebi'den öğrenmekteyiz.
Evliya Çelebi kanalın suladığı Edremit'teki bağ ve bahçelerin, bölgenin en ünlü mesire yeri olduğunu belirterek şu ilginç bilgiyi vermektedir:
...Van Kalesi'nin kıble tarafında0ki Hendek Aşın Mezarlığı’nı geçince Edremit Kasabası'na kadar uzanan, uzunluğu ve genişliği sekizer saat olan Van sahrası bağ,bahçe, ağaçlık gülistandır ki, bağlar hakimi su beyinin defterinde yirmialtı bin kadar kayıtlıdır. Su beyine su aldığı için su öşürü verirler. Bu bağların içine insan girse kaybolur. Her bağda bir akarsu,havuz, şadırvan fışkırmaktadır. Her birinde güzel bir köşk vardır...
Meyvelerinden oniki türlü al yanaklı tekbâni, cangülü, seylâni, zafranı, şamî adlı elmaları gayet lezzetli ve suludur. Hatta elması o kadar çok olur ki, gezintiye çıkanlar birbirleriyle elma cengi yaparlar. Sulu üzümü, abbasi ve meleçe armutları meşhurdur... Sergüloğlu ve şirek adlı bağlarının üç gün kalmış helâl şırası insan vücudunda safi kandır...
Evliya Çelebi'nin de belirttiği gibi, Şamram Kanalı'mn suladığı Van Kalesi'nin güneyi ile Edremit arasında kalan arazide yer alan bağ ve bahçelerin içine insan girse kaybolurmuş. Doğu Anadolu Bölgesi'nin ağaçtan yoksun olan kıraç bölgelerine kıyasla Van'ın cennet gibi bağ ve bahçeleri dillere destan olmuştur. Bu yüzden "Dünyada Van, ahirette iman" deyimi, halk arasında Van'daki bağ ve bahçelerin kazanmış olduğu önemi açık bir şekilde yansıtmaktadır.
Evliya Çelebi'den 150 yıl sonra Van'ı ziyaret eden P. Amedee Jaubert ise, Khorone'li Movses'in anlattığı üzüm bağ ve bahçelerinin etkileyici atmosferini bulamadığı için, düş kırıklığına uğramıştır. P.A.Jaubert izlenimlerini şu şekilde ifade etmektedir:
...Kent, zengin insanların oturduğu zarif yapıların yükseldiği bahçelerle çevrili. Ancak pek çok derenin suladığı meyve bahçelerinin ve muhteşem ağaçların gölgelerinin büyüsü artık yok...
Fransız Asya Araştırma Cemiyeti Üyesi F. Edward Schulz'un 1826-28 yılları arasında Van'da yapmış olduğu araştırmada, ilk kez Menua/Semiramis Kanalı üzerindeki çivi yazılı inşa yazıtları bilim dünyasına tanıtılmıştır. Hatta Schulz makalesinde Van'ı Semiramis'in kenti olarak tanımlamaktadır. Menua'nın kızı Tariria için yaptırdığı üzüm bağları ile ilgili yazıtı da yayımlayan F.E. Schulz, o zamana değin yalnızca efsanede yaşayan Semiramis Kanalı üzerinde gizem perdesini ileride, kalkmasını sağlayacak ilk bilimsel adımı atmıştır. Bundan sonra Van'ı ziyaret eden J. Münsch, Müller-Simonis gibi araştırıcılar, Van Kalesi'nin güneyi ile Şamram Kanalı arasında kalan bağ ve bahçelerden söz etmektedir. Müller-Simonis'in yapmış olduğu haritada, bağ ve bahçelerde oturan nüfus tümüyle müslümanlardan meydana geldiği görülmektedir.
19. yüzyılın sonunda Van Bölgesi'nde. Urartu Krallığı'na ait mimarlık anıtları ve çivi yazılı inşa yazıtları konusunda ilk bilimsel araştırmalar, W. Belek ve C.F. Lehmann-Haupt tarafından başlatılmıştır. Diğer Urartu eserleri gibi Menua/Semiramis Kanalı ve inşa yazıtları konusundaki ayrıntılı ve bilimsel araştırma da, bu iki yazar tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu iki bilim adamı, Kral Menua'nın kızı Tariria için yaptırdığı asma bahçelerinin bugünkü Kadembastı Mevkü'nde yer aldığını saptamışlardır.
Ne yazık ki Van Bölgesinde sık-sık çıkan isyanlar ve 1. Dünya Savaşı'nda Van'ın Ruslar tarafından işgal edilmesiyle birlikte, müslüman halkın başka bölgelere göç etmesi yüzünden dillere destan olan asma bahçeleri tahrip olmuştur. Şamram Kanalı'nın suladığı bağ ve bahçeler bakımsızlık yüzünden tahrip olmasına karşın değişmeyen tek gerçek, Van Ovası'na su tanımayı sürdüren Şamram Kanalı ve bununla ilgili halk inancıdır.
İlginçtir ki Menua Sulama Kanalı, günümüzde bile bölge halkı arasında tıpkı efsanede geçtiği gibi Şamram Kanalı adıyla yaşamaya devam etmektedir. 1946 yılına kadar yapılan haritalarda ise "Semiramis Arkı/Kanalı" olarak gösterilmektedir. Van Bölgesi'nde hiçbir yer ismi, Şamram Kanalı gibi binlerce yıldan beri değişmeden varlığını sürdürememiştir.
Kanal'ın yapıldığı tarihten itibaren geçen 2800 yıllık bir süre içinde Van Bölgesi yüzlerce şiddetli depreme uğramasına karşın, Menua Sulama Kanalı sanki modern teknolojik araçların yardımıyla yeni yapılmış gibi hizmet vermektedir. Van Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğü'nün yapmış olduğu küçük onarımlar, kanalın özgünlüğünü kesinlikle bozmamıştır. Zaten kanalın çevresinde oturan halk da, Van Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğü'nün yapmış olduğu onarımlarda kanalın tümünü betonla kaplanmasına şiddetle karşı çıkmıştır
Günümüzde bile Menua Sulama kanalının en güzel yerini,son bir asırdan beri artık asma bahçeleri olmasa da, yine Kadembastı Mevki oluşturmaktadır. Kadembastı Mevki'nin çevresinde yer alan meyve bahçeleri, efsaneleşerek dillere destan olan asma bahçelerinin izlerini hâlâ canlı bir şekilde yansıtmaktadır. Akşamları Kadembastı'nın çevresinde yer alan meyve bahçelerinden batı yönüne bakıldığında, Van Gölü'nün masmavi sularında kaybolan güneşin çevresine yaydığı insanları duygulandıran coşku ışınları, yüzlerce yıldan beri yaşayan ölümsüz aşk efsanesinin tanıklığını yapmaktadır.
Eskiden olduğu gibi günümüzde de tarla ve meyve bahçelerine hayat veren yine Şamram Kanalı'nın sularıdır. Şamram Kanalı'nın suladığı sebze bahçelerinde yetişen ve çok lezzetli olduğu için aranılan fasulye,tüm Van Bölgesi'nin ihtiyacım karşılamaktadır. Van Bölgesi'nin en büyük meyve ağacı yetiştirme fidanlığı da, Evliya Çelebi'nin büyük bir övgüyle anlattığı Van Kalesi'nin güneyi ile Edremit arasında kalan Şamram Kanalı'nın suladığı arazide yer almaktadır. Günümüzde sevilerek sık-sık söylenen halk türkülerinde "Edremit Van'a bakar, içinden Şamram akar" dizeleri, halkın sosyal ve ekonomik yaşamında Şamram Kanalı'nın oynamış olduğu can alıcı rolü açık bir şekilde göstermektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Sayfamızı Beğenmenizle
Mutluluk Duyarız